td width="90">

KARTALLARIN KANADINI YOLMAK DOĞACAK NESLİN KARTAL OLMASINI ENGELLEMEZ. <> İÇİNDE ZATEN KÖTÜLÜK OLAN BİR RUHA EL ATMAKLA, ŞEYTANIN NE KAZANCI OLABİLİR?(ARTHUR MILLER) <> ÇOCUK TRAJEDİDE GÜLER,İHTİYAR, KOMEDİDE AĞLAR.(M. UNAMUNA) <> SÖNDÜREMEYECEĞİN ATEŞİ YAKMA '(SELİM GÜNDÜZALP) <> TOPUĞA ÇIKMAYAN SULAR,DENİZ İLE SAVAŞ EYLER '.(YUNUS EMRE) <> ERİŞİR FETHE, FEDAÎSİ OLAN DAVALAR.(FARUK NAFİZ) <> ALTIN PRANGALAR, DEMİR OLANLARDAN ÇOK DAHA KÖTÜDÜR.(M.GANDHI) <> ÇOCUK, ELMAYI GÖRMEDEN KOKULU SOĞANI ELİNDEN BIRAKIR MI?(Hz. MEVLÂNÂ) <> ORMAN HAYATI BESTELERKEN ÇIT ÇIKARMAZ DA BALTA DAĞLARI İNLETİR. <> FİLDİŞİ KULE

Bazen namazda veya oruçta bulamadığın feyzi, belâ ve mihnette bulursun.(İbn Arabî)

29/7/2009 - "İçinizdeki öküze "OHA" deyin" adlı kitaptan... (Bülent AKYÜREK

Kategori: Makale
"İçinizdeki öküze "OHA" deyin" adlı kitaptan... (Bülent AKYÜREK)
 
Amerika'nın  başını çektiÄŸi  batı, zalim bir ereksiyon medeniyetidir! Her batılının cinsel uzvuyla bir problemi vardır. Rahibinden rahibesine kadar yüzyıllar boyu bunu aÅŸamadılar.

Batı bu yüzden dikine bir medeniyet kurdu. Yüksek kuleleri, dik yürüme biçimleri, fezaya çıkma istekleri, penis biçimli nükleer baÅŸlıklı füzeleriyle yükseldiler. Bir cinsel uzuv gibi davranıp, her ÅŸeyi dik algıladığınız vakit günbegün dikleÅŸtiÄŸinizden karşınızda yataylık istersiniz. Ortaya  çıkmış ereksiyon medeniyetini suturacak kurbanın en büyük özelliÄŸi domalmış olmaktır. Domalmanın sakinleÅŸtirici gücü onları bir müddet sakinleÅŸtirir ama bu taleplerinin bittiÄŸi anlamına gelmemelidir çünkü batı artık tecavüzünü gerçekleÅŸtirirken kurbanının acı çeken yüz hatlarını görmek istiyor ve acıyla atılan çığlıklarla boÅŸalmak istiyor.

...Oklar, mızraklar, kılıçlar, füzeler sivri uçlarıyla vajina arar. Penis kafalı batılılar bunu böyle bilir, böyle düÅŸünürler.

Son Haçlı Seferi pornografiktir, bunu Irak'taki son olaylarla ispatladım kendime. 2006 ÅŸubatının  son haftasında on yaşındaki çocukları duvar dibinde dipçik ve tekmelerle  döven Amerikan askerlerini  bütün dünya izledi. Yalnız, hiçbir insan fondan gelen "Yesss!" seslerini duymadı, o sözü çözemedi. (s.34,35)

...Gökten inerek kurtarıcı olacak olan İsa'nın ise artık kimi kurtaracağından emin olun. İsa bizden aÄŸalar, Hz. Muhammed bizden, tabiat bizden mahlukat bizden. Biz de onlardan olursak problem yok!

Batının fermuarına karşılık doÄŸunun uçkuru vardır. Aklından kötülük geçtiÄŸinde  uçkurundaki kırk düÄŸümü çözerken kırk kapıdan geçer. Oysa batı fermuarlıdır. Cırt açılır iÅŸ bitirilir ve cırt kapatılır. Saniyelere sığdırılmış iki cırt sesine evlatlarımızı kurban vermeyelim.  (s.36)

Erotizmin pornografiden farkları vardır: Erotizmin içine izleyici katılır. Filmin bir sahnesisinde kadının düÄŸmesi açılır ve gerisini seyirci tamamlar. DüÄŸmeyi açan el sen olursun. Kadını öpen dudaklar senindir. Oysa pornografide tüm hakların talana uÄŸrar. 

Her insan erotik bir filmde sevdiÄŸini anımsayabilir ama pornografinin boÄŸucu, çıldırtan, karanlık atmosferinde sevdiklerini hatırlamamak için gayret sarf eder. (s. 37)

...Dediklerimden yola çıkarak izleyici olmayı kabullenmeyin. Zulmü izleyen hiç kimse doÄŸulu olamaz!

Her  millet kendi pornografisini ouÅŸturur.  Pilli, elektrikli vibratörler, dört zamanlı motor tekniÄŸiyle yapılmış titanyum tatmin aletlerini Japonlar icat etti. Japonlar, oluÅŸturdukları pornografik sahnelerde "Birgün insanlığı teknolojiyle becereceklerini" anlatmaya çalışıyor gibiler. Modern donanmlı Avrupa pornolarında gruplar ön plandadır. Bie Hintli, Çinli, Zenci, ya da Arap'a filmin sonuna kadar bütün kanatlardan Haçlı'lar saldırır. Fransız pornolarında prezervatif gibi ve korumaya yönelik malzemeler kullanılır. Her ÅŸeyi yapar ama üzerine pislik bulaÅŸtırmazlar.

Fransızların, Afrika sömürgelerine ettiklerine bakınız ne demek istideÄŸimi daha iyi anlayacaksınız. Afrikalılar açlıktan ölürken Fransızlar onlara insanî yardım olarak klasik müzik CD' leri, klasik romanlar ve İncil dağıttılar. 

...Zaten küreselleÅŸme felsefesi; direnç göstermeden ellerimizle çiçeklerle sınır kapılarımızdan itibaren batıya domalmaktır. 

Batıya olan yürüyüÅŸümüzde fesimiz, sarığımız rüzgarda uçtu, ÅŸalvarımız düÅŸtü, bıyıklarımız, sakallarımız döküldü, bir güzel lenslendik, kremlendik, çıplak tavuklar gibi önlerine uzandık. Biz, pis Arap'lar gibi deÄŸildik, tez elden küreselleÅŸtik. (s. 38, 39)

İzlediÄŸiniz tonlarca porno filmden hatırlayacaksınız: Pencereleri ve kapıları açık püfür püfür esen bir evde zavallı bir uzak doÄŸulu dört, beÅŸ batılı tarafından iÄŸdiÅŸ edilirken tesadüf bu ya havadan uçak geçer. Göndermeler müthiÅŸ deÄŸil mi?

Üçüncü dünya kadınına dört batılı erkeÄŸin çullanmasından da çıkarılacak dersler vardır: BeÅŸ duyu organımız batılılarca kuÅŸatılmış durumda. Geriye altıncı hissimiz kalıyor: Bir daha  ne zaman gelecekler korkusu!

Pornografide okÅŸamak yoktur. Kadın bir nesne gibi kullanılır. Sert suratlı kirli adamlar, ölçüleri ideal kadınlarla birleÅŸtirilir. Tüm güzellikler çirkinlere ezdirilir. (s. 39, 40)

Pornografinin  zulmü nesnelere de yansır: SeviÅŸme sırasında kadınların kolyelerini çok amaçlı kullanmasında üç beÅŸ din için kutsal olan tespih anımsatılarak kutsal nesnelerimizle alay edilir.

...Arabayla seks yan yana koyularak hıza vurgu yapılıyor.

...Asansör içi seks bir orgazm yükselmesi, modern çağın fütursuz miracı sanki! (s. 41)

Gelelim pornografide yeni mekanlar ve kambiyo kadınlarına...

Kambiyo kadınlarına para yatırmak büyük zevktir. Bu yüzden çok ihtiyacınız olmadan bankaya gidip hesabınızdan para çekmek istemezsiniz. ÇekeceÄŸiniz her kuruÅŸ onları üzer, ve sizi onların gözünde küçültür.

Åžiddet ve tecavüz bütün batının ezbere bildiÄŸi anadilidir.

Kötüyü aÄŸza almayız, aÄŸza alınan kötü kelimeler ÅŸeytanın tatlı aromasıdır.

...düpedüz dayak istiyorlar. Bir isteyene iki vermesini bilen doÄŸulular olarak  batılı arkadaÅŸları elleri boÅŸ gönderirsek prestij kaybına uÄŸrarız. (s. 42, 43)

Hiçbir zaman: "Arkası kırık ayakkabı da, tespih de, kaldırımlardaki balgam da bizimdir!" diyemedik. Åžimdi, ben sarımsak kokan aÄŸzımla geÄŸirerek haykırıyorum ki: "Size yanlış gelen bütün ÅŸeyler benimdir, onlara sonuna kadar sahip çıkacağım. En kötü alışkanlıklarım bile sizin tecavüzlerinizden, Irak'ta çocuklara uyguladığınız ÅŸiddetten daha masum ve insanîdir. Sktrp gidin Yankiler, ben sandalyenin altına sümüÄŸümü yapıştımaya devam edeceÄŸim. KiÅŸisel olarak geliÅŸmemeye yeminliyim.!" (s.45)

 

Kazıklı Voyvoda artık tarihî bir vesika deÄŸil. Kazıklı Voyvoda  her batılının gerçek yüzü ve bunu zaten inksr etmiyorlar.

 

DoÄŸudan dualarla kovulan ÅŸeytan, imparatorluÄŸunu batıya kurdu ve yüz yıllardır oradan saldırıyor.

 

Artık kıçımızı Bach dinleyip Hewingway okuyarak, İngilizce öÄŸrenerek, Discowery izleyerek kurtaramayız. (s. 46)

 

Batı: Adam olamamış ama bilim adamı olmuş adamlarla dolu.

 

DoÄŸunun bilim adamı yoktur, adamların bilimleri vardır ve bu adamlar bilimlerini tabiata zarar vermek için kullanmaz.

 

Batının çıldırmış sömürgecileri “Dünyanın kıçı neresidir?” diye kutuplara gittiler. Lanetli ayaklarını oraya deÄŸdirdiklerinden beri de buzullar eriyor, dengeler bozuluyor. (s.47)

 

Çizgi film kahramanı Temel Reis; ıspanak stokları çürümekten kurtulsun amacıyla yaratıldı.

 

…görücü usulünü ilkel göstermek adına yazmadık kitap, çekmedik film bırakmadı. (s.48)

 

“Rabıta” telsiz, aletsiz iletiÅŸimin son  teknolojisidir. Batı, buna “Sanrı” diyor. Haplar, iÄŸneler dayayıp ÅŸifa veriyorlar. (s.50)

 

Kendimize “ÇüÅŸÅŸ!” diyemediÄŸimiz için her gün biraz daha hayvanlaşıyoruz. (s.62)

 

“Nike” ÅŸapkanın altındaki İngilizce bilen insana ölümü nasıl izah edeceÄŸiz? (s.63)

 

“Mümin; tavus kuÅŸu gibi ayaklarına bakandır, diye cevaplıyor mübarek.”(s.64)

 

İçindeki Devi Uyandırmış Cüceler Devleti’nin zavallı bireyleriyiz. (s.66)

 

An; zamanın içindeki taksitli ölümlerdir. (s72)

 

İnsanın aşırı sosyali ya pezevenk olur ya da hayat kadını…

 

Mizah, cahil cühelanın ayağına düÅŸerse itici bir kalkan olur. (s.85)

 

“Susma erdemi”ni anlatabilmek için Pitagoras’ın okulunda  bir yıl susulduÄŸu söylenir. (s.88)

 

Üç buçuk okka çeken bıyıkların tepesinden yine DoÄŸunun ışığı yükselecek. (s.89)

 

Saldırı korkaklıktırç Hücum korku belirtisidir. Korku, dayanılmaz boyuta geldiÄŸinde cesurlaşırız.

 

Ortada bir karşılaÅŸma olacaksa yola düÅŸmenin anlamı yoktur, bırakın onlar gelsinler (s.90)

 

Çocuklarımız cırcır böceÄŸi olması ama Lafonten’in Yahudi Karıncası’na  da övgü yaÄŸdırmasınlar. İlle de ikisinden biri olacaklarsa saz çalıp gezsinler, Pir Sultan gibi, Aşık Veysel gibi… (s101)

 

Kölelerin, beyleri beslediÄŸi çaÄŸdan tiksiniyorum ve beni bu iÄŸrenç dünyadan kurtaracak tetiÄŸi çekecek olan parmaÄŸa hakkımı helal ediyorum. (s.107)

 

Cem Yılmaz’ın  “Gora” filminde beÅŸinci element “Tahta”dır, demesindeki inceliÄŸi kimse anlayamadı. Evet, tahta fanilik duygusudur, kulluktur. (s130)

 

“Suçluluk duygusu” intihara götürür, “Günahkarlık hissi” ise tövbe, kulluk ve tevazuya götürür. (s.133)

 

Döksünler bakalım kanlarımızı. Birgün iki aylık Afgan bebeÄŸin kanlarında boÄŸulurlar inÅŸallah. (s.139)

 

Gâvurların bakışlarında deliliÄŸin sınırlarını yırtan mızraklar vardır.

 

O, ÅŸaÅŸaalı Avrupa BirliÄŸi bizim bıyıklarımız kesilsin diye kurulmadıysa namerdim.  (s.143)

 

Biz, imanlı taburelerimizle saflarımızı sıkıştırmaya devam edeceğiz. (s.147)

 

Malum, gençlerin odasına girmek bir devletin sınır ihlali anlamına geliyor. Odada bağımsız, salonda ekonomik olarak babaya baÄŸlı J (s.150)

 

“Kadın” deyince, ömür boyu kordon bağından kurtulamadığımız “Anneler” gelir akla.  (s.154)

 

Yeni hayat… BuruÅŸuk bir yüz ifadesiyle  durum protesto edilir: İlk aÄŸlama ve ilk uyku J (s.175)

 

Kişisel Gelişim, bir nevi sevecenlik kazığıdır. (s.188)

 

Don lastiÄŸini ilk bulan adamın hakkında bile binlerce sayfa varken  124.000 peygamberden haber yok. (s.197)

 

Allah razı olsun, kiÅŸisel geliÅŸim kitapları sayesinde zeki geçinen salakları yedi yüz metreden tanımayı baÅŸardıuk J (s.226)

 

DaÄŸ başından inip, “Åžansımı deneyeyim, olursa olur.”  Fikriyle rekabete katılan küçük adamların kaybetmesinden daha büyük bir felaket varsa o da ÅŸansını bir kez deneyip kazanmış olmasıdır. (s.233)

 

Karşınızda lise bitirmiÅŸ bir adam var çocuk mu kandırıyorsunuz J (s.240)

 

Fukara, ekmeÄŸi bulunca öyle bir uyur ki onu görenler sultan sanır. J (s.265)

 

 

 









  

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
  • ANAXIMANDER’İN VECİZESİ
    Martin Heidegger
    Çev: Nejat Aday

  • Hakkımda

    Vurulmuşların, ezilmişlerin, hep tokat yemişlerin blogu


    Kategoriler

    Arkadaşlarım

    siyah
    guldeste
    gulten
    bahargozlum
    zbyd
    acihuzun
    nalezar
    medinepazari23
    okyanusumm
    keyifliblog
    1sessizgemi3
    hukuksal
    sufiderwish
    pelin85
    yeniirmak
    nurlayemek
    metekan
    gullistan
    htmlkodlar
    cimkim
    huzundenizi
    aksitabraxas
    angelsmone
    alimuraterbil
    huseyinikbal
    canoya
    asligulerr
    gülnaz hasköy
    kuranadavet
    suskunciglik



    SOHBET ODASI

    ::Ders Notları
    :: Hazır Cevaplar
    :: Deyimler Sözlüğü
    :: Åžiir Dinletisi
    :: Deyimlerin Öyküsü
    ::
    Biyografiler
    ::
    Ders Bulmacaları
    ::
    Türk Destanları
    ::
    Dünya Destanları
    ::
    Bilmeceler
    ::
    Masallar
    ::
    Sesli Kitaplar
    ::
    Şiir Üzerine Aforizmalar
    ::
    Performans Ödevleri &